30 Ocak 2017 Pazartesi

Deliliğe Övgü-Erasmus

Yazar: Desiderius Erasmus
Çeviren: Hasan İlhan
Cilt:Umut Matbacılık
Yıl:2011

                 İlk başlarda Papaz olan Erasmus sonradan kiliseden ayrılarak bilimle ilgilenmeye başlar.Bu eseri bu günlere kadar kalan ve canlılığını yitirmeyen tek eseridir.Kitapta Erasmus kendini delice över.Bazı yerlerde kendini Tanrı yerine koyar.Çocuklukta ve  yaşlılıkta;aşkta,evlilikte,dostlukta,politikada,savaşta,edebiyatta ve bilimde deliliğin hayatın her yerinde ve her evresinde egemen olduğunu anlatır.Deliliğe Övgü'de dini kurumları,din adamlarını hatta ırkları bile bu açıdan değerlendirir.O zamanın kilisesini,kilisedeki din adamlarını,bağnazlığı ve Skolastik Düşünce'yi acımasızca eleştirir ve dalga geçer.Belki bu yüzde günümüze kadar kalabilmiştir.


Deliliğe Övgü


Alıntılar=

  • Kimse seni övmezse sen kendini öv.
  • Bende ne cila,ne de riya var.Kalbimde bulunmayan bir hissin görüntüsü de hiçbir zaman alnımda görülmez.
  • İnsanlara iyilik etmek Tanrı olmak demektir.Bu söz doğruysa;buğdayı,şarabı icat edenleri ya da hemcinslerine bu türden herhangi bir başka faydayı sağlayan ölümsüzler sırasına koydular.Bu hareketlerinde haklı hareket ettilerse,ölümlülere bütün faydaları ve bütün nimetleri,hepsini bu arada dağıtan ben,tanrıların en büyüğü sayılmaz mıyım?
  • Gerçek bilgelik deliliktir.
  • Kendini bilge sanmak gerçek deliliktir.
  • Hakikat deliliktir.
  • Zavallı ölümlülerin zekalarına doğa tarafından çizilen sınırları geçmeye  yeltenince,cinayet işlemiş olacaklarına inanırlar.Göğün öte tarafında neyin bulunduğunu bilmek isteğine gelince,bu kafalarından asla geçmemiş olan bir çılgınlıktır.
  • "....Her biri zihinlere işkence kesildi.En önemlisizlerden biri olan gramer bile,tek başına bir adama ömrünce eziyet etmeye yeter."
  • Evet,insanlar ne kadar bilgeyse,mutluluktan o kadar uzaktırlar.Delilerden,daha deli olduklarında,insan olduklarını unutur,tanrı gibi gözükmek isterler...
  • Şimdi bana düşünebileceğiniz en bilge adamı verin,onu benim delilerimden biriyle karşılaştırayım.Bu adam, çocukluğunu ve gençliğini bilim öğrenmek için eziyet çekmekle geçirir; en güzel günlerini,uykusuz gecelerde,zahmetlerde,işlerde ziyan eder.Ömrünün geri kalan kısmından en ufak bir haz duymaz.
  • Bir  eşeğin anırdığını her duyuşunda,nefis bir senfoni dinlediğini hayal eden,ya da sefalet ve adilik içinde doğmuş olduğu halde kendini Karun kadar zengin ve kudretli gören bir insan işte böyledir.
  • Bence ne kadar deliliğimiz varsa o oranda daha mutluyuz...
  • Bir şey ne kadar sağduyunun karşıtı ise, o oranda çok hayranı kendine çeker...
  • İnsanların mutluluğu nesnelerin kendinden ibaret görmek,çılgınlığı aşırıya vardırmaktır.Bizi sadece kanaatlerimiz mutlu eder.
  • Bilgelik,insanları mahcup kılar.Onun içindir ki bilgeleri sürekli olarak yoksullukla,açlıkla,acılarla savaşır,değer görmeden herkesin aşağılama ve nefreti içinde yaşar görürüz.Deliler ise tam aksine,bolluk içinde yüzerler,devletleri idare  ederler,özetle en mutlu,en verimli talihe kavuşurlar.
  • İstediğiniz yer gidiniz papalara,prenslere,bilgeler,kanun adamlarına,dostlara,düşmanlara,büyüklere gidiniz peşin parasız hiçbir şey elde edilemediğini görürsünüz,bilgeler de parayı hor gördüklerinden herkesin onlardan kaçması normaldir.
  • Bir kimsenin ruhu,bedeninin organlarını düzenli biçimde etkiledikçe,o kimsenin sağduyulu olarak kabul edilir.Ama ruh bağlarını koparıp özgürlüğe kavuşmaya,zincirlerinden kurtulmaya çalışırsa, o zaman ona deli derler.

0 yorum:

Yorum Gönder

Bizimle İletişime Geçebilirsiniz!

Ad

E-posta *

Mesaj *