23 Şubat 2017 Perşembe

Sigara Bağımlılığına Dair Herşey

               Sigara, tütünün kağıda sarılmasıyla yapılır.18. yüzyılda Amerika'dan  Avrupa'ya oradan da Türkiye'ye geldi.İlk zamanlarda tütün yaprağına daha sonra ince kağıda sarılarak içilmiştir.Ayrıca; İngiltere, onu Kırım Savaşı'nda  Osmanlı askerlerinden görmüştür.1980'lerde bilim adamları onun zararlarını açığa çıkardılar.Ülkemizde sigara tüketimi her sene yükselmektedir.O kadar yükselmiş ki Avrupalılar bizim için  "Türk gibi sigara içmek" deyimini bulmuş : ).Birçok kişi onun zararlarını bilmesine rağmen onu kullanır.Zararlı madde tüketiminde birinci sıradadır.Uzun süre kullanılırsa geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına sebep olmaktadır.
                    Teknoloji geliştikçe onun yeni zararları çıkıyor.Paketin üstünde "Sigara içmek öldürür."yazıyor.Fakat tüketim azalması gerekirken daha çok arttı.Demek ki; bir şey yasaklandığında insanların daha fazla  ilgisini çekiyor.İnsanlar olduğundan beri böyledir.Örneğin; Hz. Adem  yasak meyveyi yedi.


bolca sigara içen adam

1.Sigaranın Faydaları

  •  Geceleri öksürüğe yol açıp sık sık uyanırsınız ve evinize hırsız girmez.
  • Erken yaşta bastonla dolaşacağınız için köpeklere karşı avantajlı olacaksınız.
  • Herkesin bir karaciğeri varken sizin üç tane karaciğere sahip olursunuz.
  • Evde sigara kokusu her yere sineceği için evdeki eşyalar sık sık yıkanmış olur.
  • Sıkıntı ve stresinizi geçici olarak bastırabilirsiniz ama tamamen önleyemezsiniz.
  • Yediğiniz yemeğin tadını tam olarak alamadığınız için az yiyeceksiniz ve kolay zayıflayacaksınız.
  • İğrenç tadı olan ve ilk içildiğinde herkesi tiksindirir.Onu vücudunuza kabul ettirmişseniz her şeyi başarabilirsiniz.
  • Daha erken yaşlanırsınız ve herkes sizi dede zanneder.
  • Yaşlılığın getirdiği sıkıntıları göremezsiniz.Çünkü; erkenden ölürsünüz.
  • Karaciğeriniz kimyasalları temizlemek için çok çalışır.
  • İstemediğiniz insanları onun sayesinde kendinizden uzak tutabilirsiniz.

sigara öldürür.


2.Sigarayı Bırakma Evresinde Vücutta Olan Şeyler

  • 20 dakika sonra, nabız ve kan basıncı normale döner.
  • 8 saat sonra, kan oksijen düzeyi normale döner ve kalp krizi geçirme riski azalır.
  • 1 gün sonra,vücut karbonmonoksitten arınır.
  • 2 gün sonra,kandaki nikotin düzeyi azalır.Tat ve koku duyusu artar.Peptik ülserli hastaların tedaviye verdikleri cevap artar.
  • 3 gün sonra, hava yollarının gevşemesi sonucu rahat nefes alınıp verilir.Hava yolları kendi kendini temizlemeye başlar.Enerji miktarı artar.
  • 2-12 hafta sonra,vücuttaki dolaşım düzelir.Solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalır.Yürürken yorulma ve tıkanma daha az görülür.
  • 3-9 ay sonra;öksürük,kısa aralıklarla nefes alıp verme,hırıltı yada ıslık sesli soluk alıp verme gibi solunum problemleri düzelir.Akciğerin fonksiyonu artar.
  • 1 yıl sonra,koroner kalp hastalığı riski yarıya düşer.
  • 1-3 yıl sonra, mesane kanseri riski yarıya düşer.
  • 5 yıl sonra;kalp krizi geçirme riski,yemek borusu ve ağız boşluğu kanseri riski yarıya düşer.
  • 10-15 yıl sonra;kalp krizi riski hiç içmeyenlerle aynı seviyeye düşer.Akciğer kanseri riski hiç içmeyenlere göre %50 azalır.


sigara içen ünlüler

3.Sigara Bağımlılığında Psikolojik Faktörler
               Her tiryaki sigaraya başlamadan önce zihnen ona başlamıştır.O bulaşıcı psikolojik bir hastalıktır.Kuşaktan kuşağa görüp,duyarak bulaşır.Dünyaya geldiğimizden itibaren çevremizdeki bağımlıların binlerce  bilinçaltı kaydı ve reklamlar sayesinde daha küçükken beynimize bulaşır.Bu gerçekte topluca beyin yıkamadır.İlk başta etrafımızdaki sigara içen insanların daha sonra çizgi filmler,diziler,filmler sayesinde bilinçaltımıza girer.Onun hayatın her alanında normal bir şeymiş gibi algılarız.Bunun için dünyanın parası harcanmıştır.Sonuç olarak;sigaranın psikolojik bağımlılığı  beyin yıkamalar sayesinde oluşmuştur.
              
                Hamilelik,oruç ve uzun yolculuklarda sigara içmek istemiyoruz.Ama bunlar bitip,geçtiğinde hemen onu içmeye başlıyoruz.Çünkü; bunlar bitene kadar onu içmemeye şartlanmışızdır.Onu içmeye başladığında yasakla falan  karşılaşırsa canı sıkılır,sinirlilik,gerginlik... o kadar zaman yaşamadığımız belirtileri ilginç bir şekilde saniyeler  içinde yaşarız.Asıl sorun içmemeye şartlanma süresinin bitmiş olmasıdır.

sigara içen ünlüler

4.Sigaranın Zararları


sigarnın içindeki maddeler nedir

  1. Bulunduğumuz ortamda kötü kokular yayılır.
  2. Cildiniz kararır ve daha yaşlı gözükürsünüz.
  3. Diş ve diş eti hastalıkları yaşarsınız.
  4. Ağızda tat alma eksiklikleri başlar ve kanser riski artar.
  5. Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma,ses tellerinin zarar görmesi ve başka kanser türleri.
  6. Kalp ve damarlar tahribat görür.Kalp krizi,damar tıkanıklığı,tansiyon yüksekliği gibi zararlar ortaya çıkar.
  7. Beyin felci, ileri yaşta bunama olur.Her nefeste 50 bin hücre ölür.
  8. Katarakt ve ileri yaşlarda körlük meydana gelir.
  9. Burunda koku alma duyusu azalır.
  10. Akciğer kanserine yakalanma,bronşit ve amfizem gibi hastalıklar olur.
  11. Mide ve yemek borusunda karama,ülser,kanser oluşur.
  12. Pankreas kanseri riski artar.
  13. Kısırlık,çocuk düşürme,sakat ve eksik doğum,erken menopoz,rahim kanseri oluşur.
  14. Mesane kanseri meydana gelir.
  15. Ellerde ve parmaklarda sararma,tırnaklar dayanıksız olur.
  16. Kemik erimesi oluşur.
  17. Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur.
  18. Organlardaki damarların tıkanıp kesilmesine yol açar.
  19. Yorgunluk,uykusuzluk,ruhsal gerilim,stres,performans düşüklüğü,reflekslerde azalma olur.
  20. Koku alma duyusu azalır.
  21. Hamileliğinde sigara içen annelerin bebeklerinde %10-15 eksik kilolu doğar ve zeka geriliği görülür.

16 Şubat 2017 Perşembe

Dahilik,Delilik ve Yaşam

                           Delilik,insanların var olan akıllarını yitirmesidir.Yani akılsız kalmaktır.Eğer aklımızı yitirirsek bu dünyanın sıkıntılarından,kederlerinden,kötü şeylerinden belki arınabiliriz.Dünya'da  veya etrafımızda olan şeyler bizi ilgilendirmez.Bir nevi "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." demektir bu olay.Gün geçtikçe insanlar delirmektedir.Hem maddi hem de manevi sıkıntılar bizim aklımızı yitirmemize,umursamamazlığımıza neden olmaktadır.Bunlara örnek olarak; ev geçindirme sıkıntısı,huzursuzluk,topluluk içinde yalnız hissetmek(iletişimsizlik) ve aşk(bu zamanda aşk için Mecnun gibi aklını oynatan belki yoktur ama ben yine de yazıyım : )Eğer böyle devam ederse belki 50 yıl sonra Dünya'da aklı başında insan kalmayacak.Çocuklar hariç.Ancak,çocuklar herşeye oyun gözüyle baktığı,Dünyalık dertleri kafalarına takmadığı ve saf oldukları için kısmi olarak onlarda deli sayılır.


Hakikat deliliktir


                          Stoacılara göre bilge olmak, aklı rehber almaktır;deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır.Hangimiz eylemlerimizin tamamında aklımızı kullanıyoruz?Konuştuklarımızdan,yaptığımız işlere kadar azda olsa düşünmeden yaptığımız işler olabilir.Hatasız kul olmaz.20. YY.'da insanlık tarihinin en büyük delilikleri yapıldı.2 büyük savaş oldu.Savaşı başlatan yöneticileri halk destekledi.Örneğin;Hitler, 2.Dünya Savaşı'nı çıkardığında arkasında halk vardı.Sırf kendi halkının ırkı en üstün ırk olduğunu kanıtlamak için hem toplama kampları kurup Alman olmayan insanları canlı canlı yaktı hem de 2. Dünya Savaşı'nı başlattı.Ayrıca insanlar böyle bir deliyi destekledi.O zamanlar savaşları ve devletleri tabiri caizse deliler yönetiyordu.Aslında bu günde aynı durum geçerli olabilir.Çünkü; 3. Dünya Savaşı'nın çıkma ihtimali yakın olabilir.Bunun için Orta Doğu'ya bakmamız yeterlidir.Belki filozoflar yada çocuklar(Aklı başlarında değil ama saflar ve bu saflıkları Dünya'yı daha iyi bir yer etmeye yetebilir.) devlet başkanı olsaydı savaşsız bir Dünya'da yaşayabilirdik.Burda'da görüldüğü gibi aklımızı kullanmadığımız,düşünmediğimiz için hem kendimizi hemde başkalarını tehlikeye atabiliriz.
                    
en zeki adam


                    Erasmus "Kendini bilge sanmak,gerçek deliliktir." demiş.Biz genel olarak her konuda yorum yapmayın severiz ve insanlar  bize ayrıntılı bir konuda soru sorduğunda "Bilmiyorum." demek yerine  sanki o konuda profesörmüş gibi havalı havalı konuşmayı severiz.Konuştuklarımızın doğru-yanlış olmasının önemi yoktur.Önemli olan havalı konuşmaktır.Örneğin; yolda yürürken birisi bize bilmediğimiz bir adres sorduğunda "Bilmiyorum." demek yerine adama adresi tarif ederiz "100 metre düz git sonra sağa dön oralarda olması lazım." ondan sonrada adam kayboldu : )


çığlık tablosu

                          Dahi olmakla deli olmak aynı şeyse nasıl bunları birbirinden ayırırız.Örneğin;deliler  göremedikleri,duyamadıkları şeylerle konuşur.Dahi insanlarda aynı şekilde göremedikleri,duyamadıkları bir şeyi ortaya  çıkarmak için uğraşıyorlar.Bu durumda delilik ile dahilik arasında bir fark kalmıyor.Ayrıca inatçı olmak delileri ve dahileri yenilmez yapabiliyor.Arayış içinde oldukları şeyi son dakikada bulabilirler.Yani gerçeği!Biz onlara  inanmasak,umurumuzda olmasa bile gerçeği ortaya çıkarmak için  çalışmalarından taviz vermezler.Gerçeğe ulaşmak için çektikleri acıdan sıkıntıdan korkmazlar aksine acıya dayanıklı hale gelirler.Bilirler ki acılar onları daha güçlü ve daha dahi/deli yapar.Peki biz kendi gerçeklerimizi ararken  dahi yada deli olmaktan farkımız kalıyor mu?Hepimizin gerçeği farklıdır.Sevgi,mutluluk,huzur,sağlık,iyi bir gelecek,para....Kısaca iyi bir hayat için çok fedakarlık yaparken yaşamayı unuttuğumuzu farkında mıyız?
                  

2 Şubat 2017 Perşembe

Sevgililer Gününün İlginç Başlangıcı

                        Sevgililer günü, herkesin birisine hediye almak isteyip de alamadığı gündür.Çünkü; hediyeleşeceğimiz birisi ya yoktur yada alışık değiliz.Biz istersek bu gün dışında istediğimiz zaman da hediye alabiliriz.Bu durum sadece bu gün için geçerli değil.Biz istediğimiz zaman istediğimiz kişiye hediye alabiliriz.Fakat bunun farkında değiliz.Anneler günü,babalar günü,yılbaşı.... ve daha sayamadıklarım için.Bu günler tüketimi arttırmak için ortaya çıkmış yada devam ediyordur.Tüketim arttıkça biz bu duruma alışıyoruz.Alışmaz isek bile reklamlarla,kitle araçlarıyla bir şekilde etkileniyoruz.
          Bu gün,Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanır.İsmini Papaz Valentine'den alır.Bu yüzden 'Aziz Valentin Günü' olarak da kutlanır.Valentine,İngilizce'de sevgili,sevgililer günü kartı anlamlarına gelmektedir.Günümüzde ise sevgililerin birbirine hediyeler aldığı,kartlar aldığı bir gün olarak bilinir.Buda tüketimi arttırır.


Sevgilier günü kartı
Sevgililer Günü Nedir?Nasıl Ortaya Çıktı?
                 Antik Yunan takviminde Ocak ayının ortasından Şubat ayının ortası Gamelyon ayı olarak adlandırılmaktaydı.Ayrıca;  bu ay Zeus ile Hera'nın evliliğine adanmıştır.Bu ayın sonunda(14 Şubat) bu kişilerin evliliği kutlanmıştır.
                   3. YY.da Roma imparatoru her erkeğin asker olmasını istemiş.İmparator ülkenin her tarafında evliliği ve Hristiyanlığı yasaklamış ve Hristiyanlar için ölüm emri vermiştir.Valentius Hristiyan olduğu için ve çiftleri evlendirdiği için hapse atılmıştır.Hapihanenin gardiyanı Hristiyan efsanelerine inanarak görmeyen kardeşini Valentius'un yanına gizlice getirirdi.Kardeşi,Valentius'u ziyaretleri sırasında roma tarihi,doğa,hristiyanlık hakkında çok şey öğrenmiştir.Bu ziyaretler sırasında gardiyanın kardeşi  ile Valentius dua eder ve kız görür.Sonraki gün Valentius'un ölüm emri gelir.Kıza bir not yazar.Tanrıya yakın olmasını öğütler.Notun altınada  "Senin Valentine'ndan" diye imzalar.Mektup kıza ulaştığında tarih 14 Şubat 270'dir.

sevgililer günü

             Fransa ve İngiltere'de 14 Şubat kuşların çiftleşme günü olarak bilinmektedir.Ayrıca biz kuş muyuz :)  Günün bu özelliğinden dolayı sevgililer birbirlerine güzel sözler yazan notlar verir ve bu notlarda birbirlerine 'Valentine' diye hitap ederler.
               14 Şubat Antik Roma'da kadınların karşılaştıkları ilk erkekle evleneceklerine inanılırdı.Bu günde kadınlar güneş doğmadan kalkar ve aynada  süslenmeye  başlarlar ve aynadan dışarıya bakarlardı.Böylece Avrupa'da toplumsal bir kutlama haline geldi.Ayrıca; o zamanlar gençler toplanıp kura çekiyorlardı.Çiftler bir sene boyunca istediklerini yapmakta serbesttirler.

              Şimdi gelelim asıl olaya.Bu günün duyulmasını sağlayan isme=Esther Howland.İlk sevgililer günü kartını bastırmasıyla büyük bir beğeni oluştu,kartlar bütün Dünya'ya yayıldı ve zengin oldu.Bunu sonucunda Sevgililer Günü'nün ticari yönü gelişti için bugünde Dünya'da ticaretin canlandığı bir gün haline gelmiştir.Ayrıca; kime sorarsanız sorun bu gün bize sevdiğimiz kişiyi,aşkı değil hediyeyi hatırlatıyor(Bakınız ben yazıya nasıl başladım).Acaba bu paranın gücüne mi işarettir?Erkek ve para;kadını iktidarı altına mı alıyor?Bu günde pazarlamanın önemi de arttı.Kapitalizm; sevginizi gösterebilmeniz için alabileceğiniz hediyeler,kalınacak oteller, çıkılacak tatiller,yemek ve içmek için yemekler ve içecekler şart koşar.Bunları yapmak için parayı da şart koşar.Birisine sevgimizi gösterebilmek için paraya ihtiyacımız yok ki  ona şiir okumak,resim yapmak veya ona değerli olduğunu hissettirecek şekilde davranmakta bir hediyedir.
          Son olarak; başta yazdığım gibi  sevdiğiniz insana istediğiniz zaman hediye verebilirsiniz,iyi vakit geçirebilirsiniz.
         

Bizimle İletişime Geçebilirsiniz!

Ad

E-posta *

Mesaj *