16 Şubat 2017 Perşembe

Dahilik,Delilik ve Yaşam

                           Delilik,insanların var olan akıllarını yitirmesidir.Yani akılsız kalmaktır.Eğer aklımızı yitirirsek bu dünyanın sıkıntılarından,kederlerinden,kötü şeylerinden belki arınabiliriz.Dünya'da  veya etrafımızda olan şeyler bizi ilgilendirmez.Bir nevi "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." demektir bu olay.Gün geçtikçe insanlar delirmektedir.Hem maddi hem de manevi sıkıntılar bizim aklımızı yitirmemize,umursamamazlığımıza neden olmaktadır.Bunlara örnek olarak; ev geçindirme sıkıntısı,huzursuzluk,topluluk içinde yalnız hissetmek(iletişimsizlik) ve aşk(bu zamanda aşk için Mecnun gibi aklını oynatan belki yoktur ama ben yine de yazıyım : )Eğer böyle devam ederse belki 50 yıl sonra Dünya'da aklı başında insan kalmayacak.Çocuklar hariç.Ancak,çocuklar herşeye oyun gözüyle baktığı,Dünyalık dertleri kafalarına takmadığı ve saf oldukları için kısmi olarak onlarda deli sayılır.


Hakikat deliliktir


                          Stoacılara göre bilge olmak, aklı rehber almaktır;deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır.Hangimiz eylemlerimizin tamamında aklımızı kullanıyoruz?Konuştuklarımızdan,yaptığımız işlere kadar azda olsa düşünmeden yaptığımız işler olabilir.Hatasız kul olmaz.20. YY.'da insanlık tarihinin en büyük delilikleri yapıldı.2 büyük savaş oldu.Savaşı başlatan yöneticileri halk destekledi.Örneğin;Hitler, 2.Dünya Savaşı'nı çıkardığında arkasında halk vardı.Sırf kendi halkının ırkı en üstün ırk olduğunu kanıtlamak için hem toplama kampları kurup Alman olmayan insanları canlı canlı yaktı hem de 2. Dünya Savaşı'nı başlattı.Ayrıca insanlar böyle bir deliyi destekledi.O zamanlar savaşları ve devletleri tabiri caizse deliler yönetiyordu.Aslında bu günde aynı durum geçerli olabilir.Çünkü; 3. Dünya Savaşı'nın çıkma ihtimali yakın olabilir.Bunun için Orta Doğu'ya bakmamız yeterlidir.Belki filozoflar yada çocuklar(Aklı başlarında değil ama saflar ve bu saflıkları Dünya'yı daha iyi bir yer etmeye yetebilir.) devlet başkanı olsaydı savaşsız bir Dünya'da yaşayabilirdik.Burda'da görüldüğü gibi aklımızı kullanmadığımız,düşünmediğimiz için hem kendimizi hemde başkalarını tehlikeye atabiliriz.
                    
en zeki adam


                    Erasmus "Kendini bilge sanmak,gerçek deliliktir." demiş.Biz genel olarak her konuda yorum yapmayın severiz ve insanlar  bize ayrıntılı bir konuda soru sorduğunda "Bilmiyorum." demek yerine  sanki o konuda profesörmüş gibi havalı havalı konuşmayı severiz.Konuştuklarımızın doğru-yanlış olmasının önemi yoktur.Önemli olan havalı konuşmaktır.Örneğin; yolda yürürken birisi bize bilmediğimiz bir adres sorduğunda "Bilmiyorum." demek yerine adama adresi tarif ederiz "100 metre düz git sonra sağa dön oralarda olması lazım." ondan sonrada adam kayboldu : )


çığlık tablosu

                          Dahi olmakla deli olmak aynı şeyse nasıl bunları birbirinden ayırırız.Örneğin;deliler  göremedikleri,duyamadıkları şeylerle konuşur.Dahi insanlarda aynı şekilde göremedikleri,duyamadıkları bir şeyi ortaya  çıkarmak için uğraşıyorlar.Bu durumda delilik ile dahilik arasında bir fark kalmıyor.Ayrıca inatçı olmak delileri ve dahileri yenilmez yapabiliyor.Arayış içinde oldukları şeyi son dakikada bulabilirler.Yani gerçeği!Biz onlara  inanmasak,umurumuzda olmasa bile gerçeği ortaya çıkarmak için  çalışmalarından taviz vermezler.Gerçeğe ulaşmak için çektikleri acıdan sıkıntıdan korkmazlar aksine acıya dayanıklı hale gelirler.Bilirler ki acılar onları daha güçlü ve daha dahi/deli yapar.Peki biz kendi gerçeklerimizi ararken  dahi yada deli olmaktan farkımız kalıyor mu?Hepimizin gerçeği farklıdır.Sevgi,mutluluk,huzur,sağlık,iyi bir gelecek,para....Kısaca iyi bir hayat için çok fedakarlık yaparken yaşamayı unuttuğumuzu farkında mıyız?
                  

7 yorum:

  1. Gittiğim psikiyatr şöyle demişti 'delireceğim yada galiba delirdim' dediğin an delirmediğinin ispatıdır.. Bu söylemden sonra delirdiğimi düşünmüyorum o halde deliyim galiba..

    YanıtlaSil
  2. Hayatın tadını çıkarabilmek ve aradığımız şeyleri bulabilmek için bence bir yanımızın deli olması gerekir. Deli olduğumuzda çok fazla düşünmediğimiz için cesaretimiz daha fazla olur ve daha çok risk alabiliriz. Eğer risk almazsak nasıl gerçekliğimizi bulacağız? Bugün dahi bildiğimiz insanlar birazcık deli olmasaydı belki onları tanımıyor olurduk ve çok önemli buluşlara imza atmamış olurlardı. Bu yüzden hep insanların birazcık deliliğe sahip olması gerektiğini düşünürüm. :)

    YanıtlaSil
  3. Aynen Cansu Hanım.Eğer içimizde bir parça delilik olmasaydı bugünlere gelemezdik belki.Yorumunuz için teşekkürler : )

    YanıtlaSil
  4. Her dahi, deli olmakla suçlanmıştır. Maalesef bu gerçek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız.Yorumunuz için teşekkürler:)

      Sil
  5. "Delilik herzaman kişiliğin çökmesi olarak anlaşılmak zorunda değil. Bir büyük atılım olarak da düşünülebilir. Tutsaklık ve varoluşçu ölüm olduğu kadar, özgürleşme ve yeniden doğuşun da tohumlarını taşıyor olabilir" demiş İskoç psikiyatrist R. D. Laing.

    Bir de bundan elli yıl sonrası insanların delirmek yerine, daha zeki olacağını çünkü dünyanın iyi bir yer olmadığı için daha iyi bir yer olması için zekalarını kullanmaları gerekeceğini düşünüyorum.

    sakinblog.com

    YanıtlaSil
  6. Delilik veya dahilik hangi açıdan baktığımıza göre değişir.Bence 50 yıl sonra eğer 3.Dünya Savaşı çıkmazsa belki daha iyi olabilir. :)

    YanıtlaSil

Bizimle İletişime Geçebilirsiniz!

Ad

E-posta *

Mesaj *